Başlangıçta Basitleştirilmiş Çince olarak yazılmıştır, OpenAI tarafından çevrilmiştir.
2023 yılının Ocak ayından beri bu uygulamayı kullanıyorum. O zamanlar pandeminin yeniden patlak verdiği bir dönemdi ve ben bir kez daha çevrimiçi ders hayatına dönmüştüm. Günlerce evde kalmak, zamanı hem uzun hem de parçalara ayrılmış gibi hissettiriyordu. Belki de yalnızlığımı hafifletmek için internette insanlarla iletişim kurabileceğim bir pencere aramaya başladım — işte o zaman Slowly ile karşılaştım; Slowly benim için geniş bir dünyaya açılan bir pencere oldu. Gerçekte konuşmayı seven biriyim ama gerçekten içimi açabildiğim arkadaşlar sadece iki ya da üç kişiydi — ilk adımı atmak benim için her zaman kolay olmamıştır. Bu uygulamayı ilk kullanmak istememin nedeni, dünyanın dört bir yanından insanlarla iletişim kurabilmekti. Şimdi bile, ilk mektup yanıtını aldığım o tarifsiz heyecanı çok net hatırlıyorum.
Slowly sayesinde farklı bölgelerden ve ülkelerden birçok insanla tanıştım; hatta bazıları daha önce pek tanımadığım ülkelerdendi. Dersler ne kadar yoğun olursa olsun, her zaman mektuplara özenle cevap vermek için zaman ayırdım çünkü bu beni her zaman rahatlatıyor ve mutlu ediyordu. Slowly’nin o beklemeyi gerektiren iletişim biçimini özellikle seviyorum — ister göndermek ister almak olsun, bir mektubun ulaşması zaman alıyor. Bu, diğer sosyal medya uygulamalarından çok farklı; her mektubu acele etmeden düşünerek yazabiliyorum, aklıma geleni anında göndermek zorunda kalmıyorum. Karşı taraftan gelecek yanıtı beklemek ise sabrımı korurken kalbimde hep güzel bir beklenti oluşturuyor. Slowly bana “gecikmiş haz”ın güzelliğini öğretti. Bazen günlerce yeni mektup almadığım olurdu ve tam hayal kırıklığına uğradığım anda, ertesi sabah birkaç mektubun yolda olduğunu gördüğüm olurdu. Bu tür sürprizleri anlık mesajlaşma uygulamaları asla veremez. Beklemek, her sohbeti özel ve törensel kılıyor; beklentinin kendisini bile bir zevke dönüştürüyor.
Başlarda ağırlıklı olarak Tayvan bölgesinden kullanıcılarla yazışıyordum; bir yandan Çince yazmak daha kolaydı, diğer yandan otomatik eşleşme ile önerilen ilk iki kişi de Tayvanlıydı. Bana ilk mektup gönderen kişi yaşıtım bir kızdı. Okul hayatı, ders stresi, hatta öğretmenlerle ilgili şikâyetler… birçok şey hakkında konuştuk. Sonrasında iletişimimiz kesilmiş olsa da, o dönem hâlâ hafızamda çok net.
Benim ilk gerçek yabancı mektup arkadaşım, benimle yaşıt bir Japon kızdı. O andan itibaren sohbetlerimiz günlük yaşamın sınırlarını aşmaya başladı ve kültürel konulara da uzandı. En çok aklımda kalan şey, ona geleneksel Çin enstrümanlarını tanıttığım zamandı — o gün gerçekten çok mutlu olmuştum; müzik teorisi konusunda öğrendiklerimin sonunda işe yaradığını hissettim. O zamandan beri Japonca öğrenme isteği oluştu içimde ve o günden bu yana Japonca öğrenmeye devam ediyorum.
Bu süreçte pek çok mektup yazdım ve aldım. Birçok mektup arkadaşıyla kısa bir sohbetten sonra iletişim kesilmiş olsa da, her konuşma hafızamda benzersiz bir parça hâline geldi. Elbette her mektup arkadaşlığı uzun ömürlü olamaz. Bazıları yavaş yavaş yazmayı bırakır, fakat artık buna üzülmüyorum. Çünkü biliyorum ki bir an olsun, birbirimize içtenlikle küçük bir dünya açmıştık — bu, başlı başına çok değerli.
Bugün hâlâ Slowly’de yazıyor, bekliyor ve heyecanla umut ediyorum. Eğer sen de farklı bir iletişim biçimi denemek istersen, buradan başlayabilirsin. Belki de dağları ve denizleri aşarak gelen bir sonraki mektup, tam sana doğru geliyordur.